Türkiye-Avusturya-Almanya üçgeninde bir doktorun anatomisi

Avusturyalı Türklerin başarı hikayelerini paylaşmaya kaldığımız yerden devam ediyor ve bugün itibarıyla Frankfurt’ta hastalarının gözüne kendi gözü gibi bakan Dr. Ömer Çal’ı, bir doktorun anatomisi hakkında sohbet etmek üzere söyleşi köşemizde ağırlıyoruz.

bir doktorun anatomisi

Bir doktorun anatomisi: Dr. Ömer Çal. Söyleşi: Muratcan Gümüş. Frankfurt, Mart 2017.

Ömer Çal kimdir?

Ömer Çal, bir Türk işçi ailenin 3. çocuğu olarak Avusturya’nın Tirol eyaletinin başkenti Innsbruck’ta dünyaya geldi. İki yaşına geldiğinde ailesi tarafından abisi ve ablasıyla beraber Türkiye’ye gönderildi ve 11 yaşına kadar burada kaldı. Avusturya’ya döndüğünde ortaokul eğitimine başladı. Innsbruck’ta bulunan ve beş sene süren lise dengi meslek yüksek okulu HTL Anichstrasse’nin Elektronik Bölümü’nü tamamladı. Askerlik görevinin akabinde Innsbruck Üniversitesi’nde yeni açılan Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’ne kayıt yaptırdı ve bir dönem sonra İnnsbruck Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geçiş yaparak buradan tıp doktoru unvanıyla mezun oldu. 2012 senesinden bu yana göz doktoru olarak görev yaptığı Almanya’nın Frankfurt şehrinde yaşıyor.

 

Bir doktorun anatomisi

 

Bir doktorun anatomisi – Çocukluk dönemi

 #  En baştan başlayacak olursak; bir Türk işçi ailenin ferdi olarak çocukluğunuzun bir kısmını ve gençliğinizi geçirdiğiniz Innsbruck’a dair aklınızda kalan anılar nelerdir?

İlk olarak ailemin bana aktarmış olduğu ve unutamadığım bir anımla başlamak isterim.

Henüz daha iki yaşındayım. O dönemlerde insanlar yabancılara karşı çok daha katı olduklarından, ailemin ev bulma çabaları sonuç vermiyor ve son çare olarak abim ve ablamla beraber beni de Türkiye’ye, babannemin yanına köye bırakmak zorunda kalıyorlar.

bir doktorun anatomisi

Bir doktorun anatomisi: Ömer Çal, abisi ve ablasıyla beraber hatıra fotoğrafı.

Bu olay hem ebeveynlerimiz hem de bizim için çok zor geçecek uzun bir sürece kapı aralamış oluyor. Bizimkiler en kısa zamanda çocuklarımızın yanına döneceğiz diye niyetlenseler de, o gün bir türlü gelmiyor ve aradan geçen yaklaşık 10 senenin ardından şartların iyileşmesiyle bizi tekrar Avusturya’ya geri getirmeye karar veriyorlar.

Abim o zamanlar İstanbul’da eczacılık okuyor ve Avusturya’ya dönmek istemiyor. Ablam ise döndükten sonra Innsbruck Üniversitesi’nde işletme okumaya başlıyor.  

Ben ise ortaokul çağına gelmiş oluyorum. Almanca sebep gösterilerek 2 sene kaybetmek zorunda kalıyorum. Şu an düşünüyorum da, belki de o dönemlerde aileme yol gösterecek birileri olsaydı bu kadar zaman kaybetmeme gerek bile kalmayacaktı.

Ayrıca o zamanlar ortaokulda yabancı çocuklarının hemen hemen hepsi meslek eğitimine başlıyor ve dolayısıyla da işçi oluyorlar. Birçok ebeveyn çocuklarının okuması yönünde bir idealleri olmadığı için, ilk başlarda ortaokul öğretmenlerim benim de böyle bir hedefim olmadığını düşünüyorlar.

Sağ olsun özellikle de annem, yüksek öğrenim görmek istediğim yönündeki isteğimi öğretmenlerime birçok defa bildirmesi sonucu bana biraz daha farklı yaklaşmalarını sağlıyor.

Neticede ortaokul döneminde henüz bir çocuksunuz ve yaşınızın gereği yaramazlık yaptığınız anlar olabiliyor. Bu gibi durumlarda bizlere söylenen ve beni bir hayli üzen şu cümle hiç aklımdan çıkmaz:

Belki Türkiye’de olsan böyle davranabilirdin ama bu ülkede (Avusturya’da) yapamazsın.

Bunun dışında ne ortaokulda ne de HTL dönemimde herhangi bir haksızlığa ya da kötü muameleye maruz kaldığımı söyleyemem.

Ayrıca elbette her bir birey bir diğerinden farklı ve bu öğretmenler için de geçerli. Hem ortaokul hem de HTL dönemimde neredeyse tamamının işlerini son derece özveriliyle yapan saygılı insanlar olduğuna şahit oldum.

Hatta HTL dönemimde bir öğretmenim her yaz döneminde bana kendi firmasında çalışma imkanı verdi ve o dönem öğrencilere verilen ücretin çok üstünde bir maaşta almıştım kendisinden.

Bir doktorun anatomisi – Lise (HTL) dönemi

 #  Ortaokulu bitirdikten sonra HTL Elektroteknik Bölümü’nü seçtiniz. Tıp okuyanların genelde Gymnasium kökenli olduğunu göz önünde bulundurursak sizinki tipik bir doktor kariyeri olmasa gerek?

Abim ve ablam üniversite okuduğundan benim de hedeflerim bu yöndeydi ve bu nedenle de liseye gitmem gerekti. Sağ olsun annem çok destek oldu bu konuda, hep okumamı istedi.

Avusturya’da sevdiğim bir şey var; ortaokulda öğrencilere yol gösteren ücretsiz eğitim danışmanları. Bundan istifade ederek ortaokul ikinci sınıfın başında farklı meslekler hakkında bilgi alabileceğiniz Mesleki Eğitim Danışma Merkezi’ne (Berufsinformationszentrum) gittim.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Okumadan geçmeyin: 

Avusturya Eğitim Sistemi


Oradaki danışman bayan bana tıp okuyanların iş bulamadığını ve birçoğunun iş bulamadıklarından taksicilik yapmak zorunda kaldıklarını söyledi. Bayan olaya sadece Avusturya penceresinden baktığından bir anlamda haklıydı da.

“Sen iyi bir öğrencisin HTL’e git, hem mesleğin olur hem de ileride üniversitede istediğin bölümü okuma şansına sahip olursun” dedi.

Benim de aklıma yattı bu fikir. Avusturya okullarında Tag der offenen Tür denilen ‘açık kapı günü’ düzenlenir. Böylece söz konusu okulda okumak isteyen öğrencilerin bizzat olayın kaynağında sağlıklı bilgiler alabilmelerine olanak sağlanır. Bu günde istediğiniz okulu gezerek orada okuyan öğrencilere ve hocalarına sorular sorabilir ve öğrenmek istediklerinizi öğrenebilirsiniz. Ben de bu günlerden birinde HTL Anichstrasse‘yi gezmeye gittim ve çok beğendim.

bir doktorun anatomisi

Bir doktorun anatomisi: Ömer Çal, HTL dönemi.

O zamanlar okula giriş sınavı mecburiydi, sadece notlarınızın iyi olması yeterli değildi. Sınav hakkında gerekli bilgileri aldım ve sınava hazırlık için kursa kayıt oldum. Sınavı geçerek okula kayıt yaptırdım. Bölümümü (Elektronik) çok seviyordum ve doğrusu HTL’e girdiğime hiç pişman olmadım.

Bir doktorun anatomisi – Üniversite dönemi

 #  Üniversitede liseye nazaran çok farklı bir istikamette ilerlemeye karar vererek tıp okuyorsunuz. Bu kararda kimlerin tavsiyeleri ve hangi sebepler etkili oldu?

Bir eczacı olan abim, ortaokul sonrası geleceğimi mühendislikten ziyade tıp alanında şekillendirmem üzerine tavsiyelerde bulundu çünkü doktorluğun daha evrensel bir meslek olduğunu düşünüyordu. Dünyanın her yerinde ve her zaman saygın ve ölmeyen bir meslek olduğu konusunda ben de ikna oldum sonradan.

HTL’de iyi ve öğretmenler tarafından sevilen bir öğrenciydim ve dolayısıyla da bu dönem çok başarılı geçti diyebilirim. Okulun sonlarına doğru, özellikle de son sınıfta, artık teknik bölümlerden uzaklaşmaya ve tamamen tıp okumak istediğim yönünde nihai kararımı verdim.

bir doktorun anatomisi

Bir doktorun anatomisi: Dr. Ömer Çal. Frankfurt, Mart 2017.

Teknik lise kökenli olduğumdan ve biyoloji gibi dersler görmediğimden, tıpa geçiş yapabilmem için sınav yapmam gerekti. Bu da yeni bir bölüme yalnız başıma hazırlanmam gerektiği anlamına geliyordu. Yaz dönemimde her şey yetişmedi ve Bilgisayar Mühendisliğine kayıt yaptırdım. İlk dönemde Biyoloji sınavına hazırlandım ve 2002 senesinin yaz döneminde resmen tıp okumaya başladım. Benim için yeni bir alan olduğundan ilk başlarında zorlandım diyebilirim ama pes etmedim ve başardım.

Bir doktorun anatomisi – Avusturya’dan Almanya’ya göç

 #  Özellikle de son dönemlerde iyi eğitim almış Avusturyalı Türk gençlerin kariyerleri için daha verimli olduğu gerekçesiyle tercihlerini diğer ülkelerden yana kullandıklarına şahitlik etmekteyiz. Peki sizin Almanya’ya yerleşme fikriniz nasıl oluştu? Avusturya’da çalışma imkanlarınız yok muydu?

2009 senesinde tüm sınavlarımı verdim ve 2011 senesinde göz alanında tezimi de tamamlayarak diplomamı aldım. Göz doktorluğunu istediğimden Avusturya’da bu alanda imkanlar daha kısıtlıydı. Innsbruck Tıp Üniversitesi’nin bir adı var evet ama okul sonrası şehrin sunduğu imkanlar çok kısıtlı.

Üniversite bitene kadar emekli olan ebeveynlerim bir manada Türkiye’ye kesin dönüş yapmış oldular. Üniversite sonlarına doğru evlendim ve eşim üniversiteyi Viyana’da, Viyana Teknik Üniversitesi‘nde okuduğundan, nispeten çok daha küçük bir şehir olan Innsbruck’a çok ısınamadı.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Viyana arka arkaya sekizinci kez: 

Dünyanın En Yaşanabilir Şehri


Benim de 11 yaşımdan üniversite sonuna kadar hayatım Innsbruck’ta geçtiğinden artık yeni bir perspektif sahibi olmak adına burada kalmak istemediğim yönünde karar kıldım.

Avusturya ufak bir ülke, kafanızı kaldırıp aynı dili konuştuğunuz komşu ülkeye bakınca daha farklı ve daha çok imkanlara sahip olabileceğinizi görüyorsunuz. 

Örneğin branşım olan göz doktorluğu üzerine Avusturyalıların yazdığı bir kitap ben şahsen bilmiyorum. Böylece üniversite eğitimi süresince okuduğumuz kitapların büyük kısmının Almanya menşeli olduğunu fark ediyorsunuz. Ayrıca burada kendi branşımda daha fazla eğitim imkanları bulunmakta ve tüm önemli kongreler senelik periyotlarda Almanya’da gerçekleşiyor.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Özgür Güler’in Avusturya Alplerinin eteklerinden Washington, D.C.’ye uzanan: 

Başarı hikayesi


İnsanın ufkunu geliştirmesi adına başka bir yere gitmesinin önemli olduğuna inanıyorum.

Kişinin kariyerinin yanı sıra kişisel gelişimi açısından da yeni bir yerde hayat kurması insana çok daha farklı bir motivasyon kaynağı olabiliyor. Yine aynı şekilde yeni bir çevre edinmesine yol açıyor ve insanın ufku böylelikle genişliyor diye düşünüyorum.

Sonuç olarak imkanların uygun olması nedeniyle de kendimizi Almanya’da bulduk.

Bir doktorun anatomisi – Avusturya-Almanya karşılaştırması

 #  Almanya’da ilk gittiğinizde Avusturya’ya kıyasla ne gibi farklılıklar olduğunu gözlemlediniz? Yine aynı şekilde tıp eğitimi hakkında her iki ülke arasındaki farklılıklar nelerdir?

Almanya’ya ilk geldiğimiz zamanlar burada eşimle beraber ev aramamız gerekti. Innsbruck’ta ev aradığımız dönemde sadece farklı bir ismim var diye maalesef telefonu yüzüme kapatan ev sahipleri olmuştu.


Bu da ilginizi çekebilir

Irkçılara dur dedik: 

Avusturya Cumhurbaşkanı Seçimleri


Almanya’da hiçbir zaman böyle bir tecrübe yaşamadım. Belki de mesleğim nedeniyle insanlar daha yakın davrandılar. Yine aynı şekilde çalıştığım yerde de iş arkadaşlarımda bu konuda herhangi bir negatif tecrübe yaşamadım.

 #  Frankfurt’ta harika Almanca konuşan Afrika, Asya vs kökenli farklı insanlarla karşılaştım. Avusturya’da yaşayan biri olarak bu benim için pek alışkın olmadığım farklı ve de hoş bir durumdu. Bu konuda siz neler düşünüyorsunuz?

Özellikle de Frankfurt çok kozmopolit bir yer; farklı kültür ya da inançlara olumsuz bir bakış açısına sahip insanlara denk gelmedim. Avusturyalılardan daha alışkınlar bu duruma diye düşünüyorum.

 #  Peki, Berlin mi yoksa Frankfurt mu?

Berlin’e nazaran Frankfurt’u tercih ederim. Frankfurt’un daha elit olduğunu söyleyebiliriz. Ülkenin hatta Avrupa’nın finans sektörünün kalbi burada atmasının bunda bir etkisi var şüphesiz.

Özellikle de Brexit nedeniyle Londra’dan Frankfurt’a taşınan finans ve teknoloji şirketleri var. Mesela LG firmasının Avrupa merkezi Londra’dan Frankfurt’a taşındı ve genel müdüresi ile geçen bizim binanın asansöründe tanıştık. Şirketlerin Avrupa’ya göç olayı önümüzdeki dönemde ivme kazanacağa benziyor.

 #  Üniversiteyi Avusturya’da okumuş bir şahıs olarak, Avusturya’da kaliteli bir tıp eğitiminden bahsetmeniz mümkün mü? Yanınızda çalışan stajyer öğrencilerden yola çıkarak Almanya’ya kıyasla ne gibi farklılıklar görüyorsunuz? Bu konuda favoriniz hangi ülke?

Çok büyük bir kıyaslama yapamayacağımı belirterekten, Almanya’nın bazı elit üniversiteleri haricinde her iki ülkedeki eğitim kalitesinin aşağı yukarı aynı olduğunu düşünüyorum.

Ben Avusturya’da 2002 öncesi geçerli olan sistemde eğitim gördüm. 2002 sonrası yürürlüğe giren sistemin Alman sisteminden pek bir farkı yok gibi.

bir doktorun anatomisi

Bir doktorun anatomisi: Dr. Ömer Çal. Frankfurt, Mart 2017.

Avusturya’daki tıp eğitimini şahsen çok iyi bulmuyorum. Dünyanın en önde gelen üniversiteleriyle kıyaslandığında arada bariz farklılıklar var.

Yine aynı şekilde Avusturya‘da stajların çok sağlıklı çalıştığını düşünmüyorum. Bizim dönemimizde pratik olarak pek bir şey yaptığımız olmadı, daha doğrusu bizlerle ilgilenen birilerini bulamıyorduk. Gittiğimizde bizim için sorumlu doktorların bazı nedenlerden burada olmadığını öğrenirdik ve zamanın yarısından fazlası bir manada boşa geçerdi.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Karar aşamasından mezuniyet konuşmama (video) üniversite hayatım: 

Yurtdışında üniversite okumak


Bazen amfi derslerine gidemezdik, stajlarımızla çakışırlardı. Çok iyi hocalar da vardı şüphesiz ve bunların derslerine severek giderdik, örneğin Farmakoloji.

Innsbruck Üniversitesi tıp alanında isim yapmış bir üniversite. Özellikle de Ortopedi ve Kaza Cerrahisi (Unfallchirurgie) Bölümleri çok iyi. Bir kayak merkezi olan Innsbruck’ta sık sık yaşanan kayak kazaları nedeniyle, ameliyatlarda çok başarılı doktorları var.

Tıp okuyacak bir şahsa imkanları dahilinde iyi bir Amerikan üniversitesine gitmesini tavsiye edebilirim. Tüm yenilikler oradan dünyaya yayılıyor. Almanya’da da iyi yerler var ama bu konuda kesin bir bilgi sahibi değilim. Numerus Clausus kaçkını Almanların okumak için Avusturya’ya geldiği de bir sır değil.

Avusturya Eğitim Sisteminin en belirgin özelliği üniversiteye girmenin zor olmayışı ama sınavlarda eleme sistemi uygulanması. Bu nedenle de disiplinli çalışmayan şahıslar okulu zaten bitiremiyorlar.

Tıpın çok ezber yapılan bir bölüm olduğu söylenir (çok bilgiye sahip olmak şüphesiz önemli) ancak analiz edebilen bir düşünce tarzıyla o bilgiyi iyi kavrayabilmek ve kullanmak çok daha önemli tıpta.

 #  Dünyada ‘Made in Germany’ denen bir etiket var. Türkiye’de bir satıcının müşteriyi ikna etme adına ‘Alman malı, gözün kapalı al abi’ dediğine şahit oldum. Gerçekten Almanya’da tıp sektöründe de böyle bir kaliteden bahsetmek mümkün mü?

Evet. Kendi branşımdan örnek verecek olursam; çalıştığım hastane bir devlet hastanesi ve göz konusunda bir namı var. Göz alanında Avusturya’daki birçok hastaneden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Arap ülkelerinden, Rusya’dan vs gelen hastalarımız var.

 #  Genelde Avusturyalıların Almanlardan çok daha rahat bir millet oldukları söylenir. Almanlar iş hayatlarında gerçekten kılı kırk yaracak kadar titiz çalışan insanlar mı? Buna katılıyor musunuz? 

Almanları takdir etmek lazım. Çok disiplinli insanlar, işlerine çok önem veriyorlar. Baştan savma iş yapmıyorlar da, yaptırmıyorlar da.

İş konusunda Avusturyalıların Almanlardan çok daha rahat oldukları klişeleşmiş bir laf; Avusturyalıların Almanlardan çok daha rahat olduğu söylenir ama bunun doğru bir söz olduğunu düşünmüyorum. Avusturya’nın da kendi alanlarında başarılı olduğu ve zirveyi tutmuş şirketleri var.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Sabancı Üniversitesi mezunu Serhat Adilak ile Almanya’da yüksek lisans üzerine söyleşi: 

Münih Teknik Üniversitesi


Almanların Avusturyalılara kıyasla daha katı ve kuralcı olduğuna ben de katılıyorum ama dediğim gibi her iki millette disiplinli bir çalışma mantalitesine sahip.

Bunun yanı sıra Avusturyalıların daha cana yakın olduğunu düşünüyorum. Almanya’da -daha doğrusu Frankfurt’ta- insanlar daha mesafeli. Kim bilir belki de büyük bir şehirde olduğumuz için bu böyledir.

Bir de Almanya’da iş hayatında hiyerarşiyi daha fazla hissetmeniz mümkün diye düşünüyorum. Çalıştığım hastane de uzman doktorlar asistanlara siz diye hitap ederler. Avusturyalılar bu konuda daha rahatlar.

 #  Mesleki anlamda Almanya’nın size bir şeyler kattığına inanıyor musunuz, örneğin Avusturya’da kalsaydım bunları yapamazdım dediğiniz şeyler var mı?

Kesinlikle. Burada olmam mesleki açıdan bana daha fazla imkan sunmakta. Avusturya’da (Tirol’de) kalsaydım çalışabileceğim birkaç hastane olacaktı ve burada daha kısıtlı imkanlarla hayatımı devam ettirmem gerekecekti.

Göz doktoru olarak Almanya’da daha fazla imkanlara sahip olduğum bir gerçek. Ciddi anlamda uluslararası bir tıp kongresine gideceğim deseniz bile yolunuz Almanya’dan geçecektir.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

ODTÜ mezunu Emre Maden ile söyleşi: 

Avusturya yüksek lisans


 #  Almanların Türkiye’de sadece tatil yapmadıklarını, aynı zamanda uygun olması nedeniyle tıp turizmine de katkıda bulunduklarını biliyoruz. Türkiye’nin tıp turizmindeki konumu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Türkiye’de sağlık turizmi son senelerde ciddi anlamda gelişti. Daha hesaplı olması nedeniyle örneğin lazerle yapılan göz ameliyatı için Almanya’dan Türkiye’ye giden insanların sayısında artış olduğunu biliyorum.

Yine aynı şekilde tanınmış Türk göz hastanelerinin Almanya’da hizmet veren şubeleri bulunmakta.

 #  Peki, gerçi çok uzakta sayılmasanız da, Avusturya gündemini takip ediyor musunuz?

Doğrusu pek takip ettiğimi söyleyemem ama arada sırada Avusturya Devlet Televizyonu ORF’e göz atıyorum. Gündemi daha yoğun olduğundan Türkiye daha çok ilgimi çekiyor bu manada. Daha sağlıklı ve objektif bilgi alabilmek adına da genel olarak İngilizce bağımsız alternatif medyayı tercih ediyorum.

Bir doktorun anatomisi – Gençlere tavsiyeler

 #  Kendinize koyduğunuz hedefe göre başarının tanımı değişebilir şüphesiz; belirlediği hedeflere ulaşınca bir üniversite profesörü de başarılıdır, yine aynı şekilde çıraklık eğitimini tamamlamış bir genç de. Bu anlamda şüphesiz herkesin başarı merdivenlerini tırmanma tarzı vardır. Sizinkini öğrenebilir miyiz?

Özellikle de çok erken yaşlarda ailenizin sizi yönlendirmesi, becerileriniz ve kapasiteniz doğrultusunda hedeflerinizi belirlemenizde sizi desteklemeleri çok önemli.

Yine aynı şekilde arkadaş çevreniz de önemli bir rol oynayabilir, yüksek hedefleri olan insanlar size rehber olabilirler. Ben bu konuda şanslıydım çünkü abim ve ablamın yanı sıra ortaokul ve HTL dönemimde çevremde üniversite okuyan tanıdıklarım vardı. Onlar da bana güzel örnek teşkil ettiler ve bir motivasyon kaynağı oldular.

Bir de kendinize hedefler koymanız ve bu hedefinize odaklanmanız çok önemli. İşin geriye kalan kısmı çalışmak ve de asla pes etmemek.


Bu da ilginizi çekebilir

Bir doktorun anatomisi

Psikolog Zehra Gümüş ile Avusturyalı Türk gençlerin eğitimde dünü, bugünü ve yarını üzerine söyleşi:

Türk Psikolog Viyana


 #  Bir gün Avusturya’ya dönmeyi düşünüyor musunuz?

Öncelikle Avusturya’yı çok sevdiğimi belirtmek isterim. 13 yaşımdan bu yana Avusturya vatandaşıyım, bu ülkede askerlik yaptım ve ilkokul haricinde diğer eğitimimi Avusturya’da tamamladım; benim için en az Türkiye kadar bir vatan.

Avusturya küçük bir ülke olması nedeniyle bir yazılımcı olan eşime ve bana mesleki açıdan tatmin edici imkanlar sunmuyor. Bu nedenle de geri dönmek gibi bir planımız yok.

 #  Belki bu soru bir tekrar olacak ama son olarak Avusturya’da Tıp eğitimi almak isteyen arkadaşlara söylemek istedikleriniz nelerdir?

Çok iyi bir tıp eğitimi almak isteyenlere imkanları dahilinde ABD’ye gitmelerini tavsiye ederim. Almanya, özellikle de üniversite sonrası sunduğu şartlar itibarıyla Avusturya’dan birkaç adım önde. Yine aynı şekilde İsviçre’ye giden arkadaşlardan da pozitif şeyler duymaktayım.

 #  Zaman ayırdığınız ve hikayenizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Başarılarınız daim olsun.

bir doktorun anatomisi

Dr. Ömer Çal ve Muratcan Gümüş, hatıra fotoğrafı. Frankfurt, Mart 2017